Rüzgar Gülü
Halil Cibran: filozof, şair, ressam.
Kitabın yazarı Halil Cibran'la ilgili hocamız bir hikaye anlatmıştı. Cibran küçükken kolunu kırıyor ve Hristiyan olan anne babası onu doktora götürmek yerini kolunu bir haç ile sarıp iyileşmesini bekliyorlar ama durumu kötüye gidiyor ve kolu geri dönüşü olmayacak şekilde zarar görüyor. Belki kolu zarar görüyor ama benim tanıdığım en bilge yazarlardan biri doğuyor.
Rüzgar Gülü kitabı, Halil Cibran'ın kısa öykülerinden oluşuyor ve özellikle bazı hikayeler bilgeliğinizi ve açık görüşlülüğünüzü arttırıyor.
İşte en çok hoşuma giden hikayesinden bazı satırlar. Konusu şöyle; dört köle, kraliçe uyurken kendi aralarında konuşuyordur ve kraliçenin kucağında uyuyan kedisi kölelere bilgece cevaplar vermektedir.
Dördüncü köle de dedi ki, "Kraliçe hakkında konuşmak iyi hoş da yine de ayakta dikilip yelpaze sallamaktan daha az yorulmamı sağlamıyor."
Yeniden mırıldanan kedi de şöyle dedi: "Sonsuza kadar yelpazelemeye devam edeceksin sen, bu dünyada böyle olduğu gibi ahirette de böyle olacak."
O sırada yaşlı kraliçe uykusunda başını salladı ve tacı yere düştü.
Kölelerden biri, "Bu kötüye işaret," dedi.
Kedi mırıldandı ve dedi ki, "Birinin kötüye yorduğu işaret bir başkası için iyidir."
İkinci köle de "Ya kraliçe uyanır ve tacını yerde buluverirse! Elbette o zaman kellemizi alır," dedi.
Mırıldanan kedi ise, "Dünyaya geldiğiniz günden bu güne o sizin kellenizi her gün uçuruyor fakat siz farkında değilsiniz," dedi.
Üçüncü köle de dedi ki, "Evet! Mutlaka alır kellemizi, hem de bunu Tanrılara bir kurban farz eder."
Kedi yine mırıldandı: "Yalnız zayıf olanlar Tanrılara kurban edilir."
Dördüncü köle hepsini susturdu ve onu uyandırmadan yavaşça yere düşen tacı kaldırarak kraliçenin başına geri koydu.
Kedi mırıldanmayı sürdürdü. "Yalnız bir köle, düşmüş bir tacı yerine koyar."
Yorumlar
Yorum Gönder